|
Tweet |
“EMEKLİMİZ AYNI YAŞTA GEÇİM DERDİYLE UĞRAŞIYOR”
Türkiye’de emeklilerin ekonomik koşullarına dikkat çeken Yalçın, “Başka ülkelerde aynı yaştaki emekliler hayatlarının kalan dönemini daha rahat koşullarda geçirebilirken bizim emeklimiz pazarda en ucuz ürünü bulmaya çalışıyor. İnsanlarımız yıllarca çalıştıktan sonra temel ihtiyaçlarının hesabını yapmak zorunda kalmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
“MESELE SADECE GELİR DEĞİL, ADALETLİ PAYLAŞIMDIR”
Emeklilerin alım gücündeki kaybın ekonomik politikaların en önemli başlıklarından biri hâline geldiğini belirten Yalçın, “Bir ülkenin gücü yalnızca toplam servetiyle değil, vatandaşına sunduğu yaşam standardıyla ölçülür. Emeklinin sofrası küçülüyor, hayat şartları ağırlaşıyorsa burada gelir dağılımı ve sosyal adalet açısından ciddi bir sorun vardır.” dedi.
“HALK YOKSULLAŞIRKEN YÖNETİCİLERİN REFAHI SORGULANMALIDIR”
Dünyadaki yoksulluk tablosuna da değinen Yalçın, özellikle bazı Müslüman ülkelerde halkın yaşadığı ekonomik güçlüklerle yöneticilerin sahip olduğu servet arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu savundu.
Yalçın, “Bir tarafta milyonlarca insan yoksullukla mücadele ederken diğer tarafta çok büyük servetlere sahip yönetici sınıfların bulunması sorgulanmalıdır. Asıl mesele halkın kaynaklardan ne kadar pay aldığı ve devlet yönetiminin vatandaşına nasıl bir hayat sunduğudur.” ifadelerini kullandı.
“DEVLETİN ÖNCELİĞİ VATANDAŞIN REFAHI OLMALIDIR”
Yalçın, ekonomik politikaların toplumun geniş kesimlerinin yaşam standardını yükseltmeye odaklanması gerektiğini belirterek, “Emeklinin, çalışanın ve dar gelirlinin insanca yaşayabildiği; kaynakların adaletli dağıtıldığı bir düzen kurulmalıdır. Devletin temel önceliği vatandaşının refahı ve geleceğe güvenle bakabilmesi olmalıdır.” dedi.