|
Tweet |
Bir şehrin gerçek anlamda yaşanabilir olmasının, bütün sakinlerine kendilerini o kentin eşit bir parçası olarak hissettirebilmesiyle mümkün olduğunu belirten Saadet Partisi Mersin İl Başkanı Bilal Oğuz, engelli vatandaşların sosyal hayattan uzak kalmasına neden olan eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti. Oğuz, günlük hayatın yalnızca zorunlu ihtiyaçlardan ibaret olmadığını, her bireyin sosyalleşmeye ve yeteneklerini ortaya koymaya hakkı bulunduğunu kaydetti.
SOSYAL YAŞAMDAKİ SINIRLAR KALDIRILMALI
Engelli bireylerin konserlerden tiyatrolara, spor faaliyetlerinden kent etkinliklerine kadar her alanda rahatlıkla yer alabilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Oğuz, “Engelli kardeşlerimizin bir etkinliğe katılmak istediğinde ‘Acaba girebilir miyim, ulaşabilir miyim?’ diye düşünmek zorunda kalmadığı şehirler oluşturmalıyız. Sosyal hayat herkesindir ve bu alanın kapıları hiçbir vatandaşımıza kapalı olmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
YETENEKLERİN ORTAYA ÇIKMASINA İMKÂN TANINMALI
Sanat ve sporun engelli bireylerin kendilerini ifade edebilmeleri açısından önemli imkânlar sunduğuna dikkat çeken Bilal Oğuz, gençlerin ilgi duydukları alanlara yönelmelerini sağlayacak çalışmaların çoğaltılması gerektiğini belirtti. Başkan Oğuz, engelli bireyleri yalnızca karşılaştıkları güçlüklerle anmak yerine onların başarılarının, üretimlerinin ve topluma sundukları katkıların daha fazla görünür hâle getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“HAYATI BİRLİKTE PAYLAŞTIĞIMIZDA ENGELLER AZALIR”
Saadet Partisi Mersin İl Başkanı Bilal Oğuz, “Engelli vatandaşlarımızı sosyal yaşamın dışında bırakan her eksiklik hepimizin meselesidir. Aynı sokakta yürüdüğümüz, aynı etkinlikte buluştuğumuz ve hayatı birlikte paylaştığımız ölçüde birbirimizi daha iyi anlayabiliriz. Asıl hedefimiz, kimsenin kendisini toplumun dışında hissetmediği bir yaşam düzeni kurmak olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Oğuz, Dünya Engelliler Haftası’nın engelli bireylerin yaşamın içerisindeki yerini güçlendirecek somut adımlara vesile olması temennisinde bulunarak, Mersin’de ve Türkiye genelinde sporun, sanatın, kültürün ve sosyal yaşamın herkes için ulaşılabilir olduğu kapsayıcı bir anlayışın geliştirilmesi gerektiğini belirtti.