|
Tweet |
DİLLER ARASINDA KÖPRÜ KURMAK KELİMELERİ DEĞİŞTİRMEKTEN İBARET DEĞİL
Farklı ülkeler ve kültürlerle kurulan ilişkiler arttıkça tercümenin günlük hayattan ticarete kadar birçok alanda daha fazla önem kazandığını ifade eden Fırat Akkuş, başka bir dilde söylenen düşüncenin Türkçeye aktarılırken anlam bütünlüğünün korunması gerektiğini kaydetti. Akkuş, her dilin kendine özgü anlatım biçimleri bulunduğunu ve nitelikli çevirinin bu farklılıkları dikkate alması gerektiğini belirtti.
“DÜNYAYI TANIYALIM AMA KENDİ KELİMELERİMİZLE DE ANLATABİLELİM”
Yabancı dil bilgisinin özellikle gençler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Akkuş, “Gençlerimizin birden fazla dil öğrenmesini, dünyanın farklı toplumlarıyla doğrudan iletişim kurabilmesini elbette önemsiyoruz. Bunun yanında öğrendikleri bilgiyi Türkçeyle doğru, güçlü ve anlaşılır biçimde ifade edebilmeleri de çok kıymetlidir. Başka dilleri bilmek ufkumuzu genişletirken kendi dilimizde düşünme ve üretme kabiliyetimizi de geliştirmelidir.” ifadelerini kullandı.
AKKUŞ: “DÜNYANIN BİLGİSİNİ TÜRKÇEYLE BULUŞTURMALIYIZ”
Çeviri çalışmalarının bilimsel ve kültürel birikimin toplumlara ulaşmasında önemli bir görev üstlendiğini belirten Fırat Akkuş, “Dünyada ortaya çıkan bir eseri, araştırmayı veya yeni düşünceyi Türkçeye nitelikli biçimde kazandırmak dilimizi zayıflatmaz, aksine yeni ifade imkânlarıyla buluşturur. Aynı şekilde kendi kültürümüzü ve eserlerimizi başka dillere doğru biçimde aktarabilmeliyiz. Türkçenin dünyayla güçlü bağlar kurabilen, yeni bilgiyi karşılayabilen ve kendi özgünlüğünü koruyabilen bir dil olarak geleceğe taşınması temennisiyle 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.