|
Tweet |
SANATIN HAFIZASI USTANIN DİLİNDE DE YAŞIYOR
Yüzyıllardır farklı sanat ve zanaat dallarına ev sahipliği yapan Anadolu’da her mesleğin zaman içerisinde kendine özgü bir anlatım dünyası oluşturduğunu belirten Hasan Duşlu, ustaların kullandığı kelimelerin yapılan işin inceliklerini de tarif ettiğini kaydetti. Duşlu, özellikle İznik’le özdeşleşen çinicilik gibi geleneksel sanatların yalnızca ortaya çıkarılan eserlerle değil, üretim sürecinde kullanılan kavramlarla da gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti.
“USTANIN KELİMESİ DE ESERİ KADAR KIYMETLİDİR”
Geleneksel sanatların yaşatılmasında usta-çırak ilişkisinin önemine dikkat çeken Duşlu, “Bir usta çırağına yalnızca el becerisini öğretmez. Malzemeyi nasıl tanıyacağını, yaptığı işin inceliklerini ve mesleğinin yıllar içerisinde oluşmuş dilini de aktarır. Bazen tek bir mesleki kelimenin içerisinde nesillerin tecrübesi bulunur. Ustalarımızın kullandığı bu söz varlığını kaybetmemek, kültürel mirasımızın bütünlüğünü korumaktır.” ifadelerini kullandı.
DUŞLU: “SANATIMIZI DA ONU ANLATAN DİLİMİZİ DE KORUYALIM”
Geleneksel sanatların yeni kuşaklarla buluşturulmasının Türkçenin zenginliğine de katkı sunacağını belirten Hasan Duşlu, “İznik çinisi nasıl geçmişten geleceğe uzanan kıymetli bir mirassa, onu meydana getiren ustaların dili de bu mirasın bir parçasıdır. Gençlerimiz sanatlarımızı öğrenirken onların kavramlarını ve hikâyelerini de tanımalı. Eserlerimizi müzelerde, kelimelerimizi ise yaşayan Türkçemizin içerisinde koruyalım. Dilimizin sanatla, emekle ve ustalıkla kurduğu bağın nesiller boyunca sürmesi dileğiyle 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.