|
Tweet |
“EĞİTİMDE YABANCI ETKİSİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR”
Metin Külünk, bütün özel okulların aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini ancak bazı özel eğitim kurumlarının yurt dışı bağlantıları, kültürel yönlendirmeleri ve eğitim süreçleri bakımından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Külünk, “Özel okullar içinde bazılarının bu ülkenin evlatları üzerinde devşirme bir planın parçası haline gelme ihtimalini hiç düşündük mü? Şüphesiz bütün özel okullar için bunu söylemek mümkün değildir. Ancak özellikle başka ülkelerin doğrudan ülkemizde kendi kültür ve değerleri odağıyla açmış oldukları okulların bu anlamda gözden geçirilmesi gerekmiyor mu?” ifadelerini kullandı.
“YURT DIŞI BAĞLANTILAR MUTLAKA DENETLENMELİDİR”
Külünk, bazı okulların yurt dışındaki kurumlarla kurduğu ilişkilerin hangi zeminde yürütüldüğünün şeffaf biçimde denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle zeki ve yetenekli çocukların hangi eğitim modelleriyle, hangi kültürel yönlendirmelerle ve hangi gelecek planları içinde yetiştirildiğinin devlet tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Metin Külünk, “Bu ülkenin özellikle tespit edilen zeki çocukları üzerinden hangi planların yapıldığına dair bir öngörümüz ve tedbirimiz olmalıdır. Özel okulların yurt dışındaki okullarla kurdukları iletişim, bu iletişimin hangi zeminde gerçekleştiği ve nasıl yürütüldüğü mutlaka denetlenmelidir.” şeklinde konuştu.
“BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ EĞİTİM ALANINDA DA SÜRMEKTEDİR”
Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinin yalnızca geçmişte kalmış bir tarih başlığı olmadığını ifade eden Külünk, bu mücadelenin bugün eğitim, kültür, ekonomi ve toplumsal yapı üzerinden devam ettiğini söyledi.
Külünk, “Yüzüncü yılını geride bırakan Türkiye’nin istiklal mücadelesi, Birinci Dünya Savaşı’nın gaspçı ve işgalci sözde galiplerine karşı verilmişti. Ancak bilinmelidir ki Türkiye, bağımsızlık mücadelesini bugün de farklı alanlarda sürdürmektedir.” dedi.
“TEVHİD-İ TEDRİSAT RUHU KORUNMALIDIR”
Siyasetçi yazar Metin Külünk, bağımsız bir ülkenin temel şartlarından birinin eğitimde milli bütünlüğü korumak olduğunu belirterek, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun ruhunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Külünk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bağımsız bir ülkenin temel şartlarından biri, eğitimde teklik ve devşirmeci, ajan yetiştiren misyoner odaklara fırsat vermemektir. Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği eğitimde bir başka ülkenin ya da gücün, bu ülkenin içerisinde kendi egemenlik değerlerini gözeten bir yapı kurmasına ve bu yapılar üzerinden toplumsal tabakalaşma oluşturmasına izin verilemez. Özel okulların statüleri ve yürüttükleri süreçler kontrol altına alınmalı; hangi okulun yurt dışında hangi kurumla, hangi zeminde bağlantısı olduğu göz ardı edilmemelidir. Nesillerimizi Almanya’nın, Amerika’nın, İngiltere’nin ya da Fransa’nın değerleriyle devşirecek bir eğitim modeline karşı dikkatli olmalıyız.”