|
Tweet |
“KENTSEL DÖNÜŞÜM SADECE BİNAYI YIKIP YENİDEN YAPMAK DEĞİLDİR”
Karakayalı, Türkiye’de kentsel dönüşümün çoğu zaman klasik yapı yenilemesi şeklinde uygulandığını savunarak, “Biz insanımızın sağlıklı ve sağlam yuvalarda yaşamasını istiyoruz. Deprem, afet ve doğal afetler için hangi tedbirlerin alınması gerektiğini biliyoruz. İktidara geldiğimizde projelerimizi doğa kanunlarına uygun alanlarda, bilimsel ve teknik kriterleri esas alarak hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Verimli araziler üzerinde yeterli zemin değerlendirmesi yapılmadan gerçekleştirilen yapılaşmanın ciddi riskler doğurabileceğini belirten Karakayalı, temel sistemlerinden başlayarak modern mühendislik ve teknoloji uygulamalarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
“HATAY DEPREMİ BİZE ÇOK AĞIR BİR DERS VERDİ”
Hatay depreminde yaşanan büyük yıkımı hatırlatan Karakayalı, bazı yapıların tamamen devrilmesinin yanlış zemin seçimi, yetersiz mühendislik ve uygulama hatalarının ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösterdiğini söyledi.
“Hatay’da binaların nasıl yıkıldığını gördük. Doğa kanunlarını yok sayarsanız bir gün gelir doğa kendi kuralını uygular. İnşaat firması malzemeden, işçilikten veya teknolojik altyapıdan kaçarsa bunun bedelini vatandaş öder.” dedi.
“İNŞAATTA TAVİZ DEĞİL MÜHENDİSLİK ESAS OLMALI”
Karakayalı, yapı güvenliğinin maliyet düşürme anlayışına kurban edilemeyeceğini vurgulayarak, zemin etüdünden taşıyıcı sisteme, kullanılan malzemeden denetime kadar her aşamada standartların eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti.
“İnşaat işini en iyi şekilde yapacaksınız. Aklınız ve biliminiz yapılan binanın güvenli olduğuna kanaat getirecek. Ancak o zaman deprem olduğunda içiniz rahat olur. Bizim hedefimiz, depremden sonra enkaz kaldıran değil, depremden önce önlem alan bir Türkiye’dir.” ifadelerini kullandı.