|
Tweet |
Akol, "Aradan onlarca yıl geçmiş olsa da Başbağlar'da yaşanan acının toplumun hafızasındaki yeri değişmedi. Bu tür günler, sadece kaybettiklerimizi anma günü değil; çocuklarımıza şiddetin hiçbir koşulda meşru olmadığını anlatma sorumluluğudur." ifadelerini kullandı.
"Toplumsal hafıza canlı kaldıkça benzer acılarla mücadele etmek mümkün olur"
Geçmişte yaşanan olayların unutulmasının yeni kırılmalara zemin hazırlayabileceğini belirten Akol, "Bir ülkenin gerçek gücü, acılarını gizlemesinde değil, onlarla yüzleşip ortak bir bilinç oluşturabilmesindedir. Başbağlar, bu bilinçten asla çıkarılmaması gereken acı bir sayfadır." dedi.
"En büyük vefa, şiddeti reddeden bir toplum inşa etmektir"
Hüseyin Akol açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Başbağlar'da yaşamını yitiren vatandaşlarımızı saygıyla anıyorum. Onların hatırasını yaşatmanın yolu, yalnızca anmak değil; genç nesillere hoşgörüyü, demokrasiyi ve birlikte yaşama kültürünü miras bırakmaktır. Geleceği nefret üzerine değil, ortak vicdan üzerine kurmak zorundayız."