|
Tweet |
Öztürk, “Deprem olduktan sonra binaların güvenliğini tartışmak için geç kalmış oluruz. Deprem gelmeden Gaziantep’in yapı güvenliğini konuşmalı, riskleri tespit etmeli ve gerekli önlemleri almalıyız” dedi.
6 ŞUBAT’IN ACISI HÂLÂ HAFIZAMIZDA
17 Ağustos Marmara Depremi’nin Türkiye için büyük bir ders olduğunu belirten Öztürk, Gaziantep’in ise 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşadığı kayıplar nedeniyle afet hazırlığının önemini çok yakından bildiğini ifade etti.
Öztürk şunları söyledi:
“17 Ağustos bize depremin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösterdi. 6 Şubat’ta ise bu gerçeği Gaziantep olarak çok yakından yaşadık. İslahiye ve Nurdağı başta olmak üzere şehrimiz büyük acılar gördü. Kaybettiğimiz canlarımızın hatırasına karşı en büyük sorumluluğumuz, aynı acıların tekrar yaşanmaması için gereken her adımı zamanında atmaktır.”
RİSKLİ BİNALAR DEPREMİ BEKLEMEMELİ
Gaziantep genelindeki yapı stokunun bilimsel kriterler doğrultusunda değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Öztürk, özellikle eski ve risk taşıma ihtimali bulunan yapıların tespitinde çalışmaların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
“Vatandaşımız oturduğu binanın güvenli olup olmadığını bilmek istiyor. Bunun cevabı tahminlerle değil mühendislik ve bilimle verilmelidir. Riskli yapıların tespiti hızlandırılmalı, gerekli güçlendirme veya dönüşüm çalışmaları deprem gerçekleşmeden yapılmalıdır. Can güvenliği söz konusu olduğunda ertelemenin mazereti olamaz.”
KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT DEĞİL CAN GÜVENLİĞİ MESELESİDİR
Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenileme veya ekonomik değer artırma projesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Öztürk, dönüşüm politikalarının merkezinde vatandaşın can güvenliğinin bulunması gerektiğini ifade etti.
Öztürk, “Kentsel dönüşüm denildiğinde ilk konuşacağımız konu kaç kat yapılacağı veya yeni binanın ekonomik değeri olmamalıdır. İlk sorumuz ‘Bu bina depremde insanımızı koruyacak mı?’ olmalıdır. Dönüşümün temel ölçüsü can güvenliğidir” dedi.
TOPLANMA ALANLARI VE ACİL ULAŞIM YOLLARI HAZIR OLMALI
Afet hazırlığının yalnızca dayanıklı binalardan ibaret olmadığını vurgulayan Öztürk; toplanma alanları, acil ulaşım güzergâhları, haberleşme, arama kurtarma ve lojistik kapasitesinin de sürekli hazır tutulması gerektiğini söyledi.
“Deprem olduğunda vatandaşımız nereye gideceğini bilmeli. Ambulansın, itfaiyenin ve arama kurtarma ekiplerinin kullanacağı yollar açık kalmalı. Toplanma alanlarının tabelası değil, altyapısı hazır olmalıdır. Afet planları kâğıt üzerinde değil, düzenli tatbikatlarla sahada test edilmelidir.”
“DEPREM DEĞİL İHMAL CANIMIZI YAKMASIN”
Gaziantep’te merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplumun afet hazırlığında ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Emre Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos’ta ve 6 Şubat’ta kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Onlara karşı sorumluluğumuz yalnızca anmak değil, ders çıkarmaktır. Gaziantep’in yapı stokunu bilimsel yöntemlerle değerlendirmeli, riskli binaları dönüştürmeli, afet toplanma alanlarımızı korumalı ve toplumumuzu hazırlamalıyız. Deprem ne zaman olacak bilemeyiz ama hazırlık için kullanabileceğimiz zaman bugündür. Bir sonraki depremde ‘Keşke’ dememek için gerekeni şimdi yapmalıyız. Deprem değil, ihmal canımızı yakmasın.”