|
Tweet |
Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmet ve dualarla anan Canavar, “Can, Cenab-ı Allah’ın bizlere verdiği en kıymetli emanettir. Yerel yönetimlerde aldığımız her kararda bu emaneti korumayı en büyük mesuliyetlerimizden biri olarak görmeliyiz” dedi.
MARMARA’DA 17 AĞUSTOS’U UNUTMA LÜKSÜMÜZ YOK
17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen o gece yaşanan acıların hâlâ hafızalarda olduğunu belirten Canavar şunları söyledi:
“17 Ağustos gecesi binlerce kardeşimizi kaybettik. Nice yuvalar yıkıldı, nice ailelerimiz sevdiklerini toprağa verdi. Marmara’nın bir parçası olan İznik’imizde bizlerin bu büyük felaketi unutması ve deprem gerçeğine karşı rehavete kapılması mümkün değildir.
Kaybettiğimiz kardeşlerimizi rahmetle ve dualarla yâd ediyoruz. Cenab-ı Allah hepsine rahmetiyle muamele eylesin, mekânlarını cennet eylesin, geride kalan ailelerine sabr-ı cemil ihsan eylesin.”
İMAR KARARLARININ MERKEZİNDE CAN GÜVENLİĞİ OLMALIDIR
Belediye meclislerinin şehirlerin geleceğini ilgilendiren önemli kararların alındığı yerler olduğunu vurgulayan Canavar, özellikle imar ve yapılaşmaya ilişkin konularda insan hayatının her türlü hesabın üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
Canavar şunları söyledi:
“Belediye meclislerinde alınan imar kararları yalnızca bugünü değil, onlarca yıl sonrasını da etkiliyor. Bir planın, bir yapılaşma kararının arkasında o binalarda yaşayacak ailelerimiz ve çocuklarımız vardır. Bu nedenle şehircilikte hiçbir menfaat insan hayatının önüne geçemez.
İznik’imizin tarihi ve kültürel mirasını korurken güvenli yapılaşmayı da esas almak zorundayız. Zemin şartlarından yapı denetimine, toplanma alanlarından ulaşım güzergâhlarına kadar her konuda afet gerçeğini dikkate alan bir belediyecilik anlayışı şarttır.”
TEDBİR BİZDEN, TAKDİR ALLAH’TANDIR
Canavar sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz Millî Görüş anlayışında insanı merkeze alan bir belediyeciliği savunuyoruz. Çünkü insana hizmeti, Hakk’a hizmet anlayışından ayrı görmüyoruz. Rabbimizin emaneti olan canlarımızı korumak için üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmeliyiz.
Tevekkül, hiçbir tedbir almadan beklemek değildir. Bilimin ve mühendisliğin gereklerini yerine getirecek, işi ehline verecek, sağlam ve güvenli şehirler oluşturacak, sonra Cenab-ı Allah’a tevekkül edeceğiz.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde, 6 Şubat depremlerinde ve ülkemizin yaşadığı bütün afetlerde ahirete irtihal eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Rabbim İznik’imizi, Bursa’mızı ve aziz milletimizi her türlü afetten, kazadan ve beladan muhafaza eylesin.”